6 Haziran 2017 Salı
5 Haziran 2017 Pazartesi
Türkiye 120 trilyon dolarlık toryum üzerinde oturuyor
Türkiye 120 trilyon dolarlık toryum üzerinde oturuyor
Dünya enerjisinin geleceği olarak son dönemde ismi duyulan toryum alanında Türkiye en fazla rezerve sahip ilk üç ülkeden biri konumunda.
TÜRKİYE Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Bilim Komitesi Üyesi Prof. Dr. Saleh Sultansoy, 2030 yılında gelişmiş ülkeleri seviyesine çıkabilmek için en az 100 gigavatlık ek güç kurulması gerektiğini belirtti. 50 ton toryumla 50 gigavat enerji üretilebileceğini belirten Sultansoy, bu miktarın Türkiye'nin toryum rezervinin onbinde birinden az olduğunu ifade etti.
URANYUMUN 200 KATI ETKİLİ
20 yıl içerisinde dünyanın enerji haritasının toryum ile değişeceğini savunan Sultansoy, şunları kaydetti: "1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyum gerekiyor. Aslında 1 ton toryumdan da bu enerji elde edilebilir.
YÜZDE 50'Sİ YERLİ OLABİLİR
Toryum yakıtlı reaktörlerin 2020'li yıllarda ticarileşmesi öngörülüyor. 2030'larda ise elektrik enerjimizin yüzde 50'sini yerli kaynağımız toryumdan üretebiliriz.
REZERVİN YÜZDE 11'İ TÜRKİYE'DE
Dünyada toryum rezervi açısından üç ülkenin başı çektiğini ifade eden Sultansoy, şöyle devam etti: "Bilinen toryum miktarı açısından Hindistan ilk sırada bulunuyor. Onun hemen ardından Türkiye ve Brezilya geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve OECD verilerine göre 880 bin ton ile dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11'i Türkiye'de bulunuyor. Diğer bağımsız kaynaklar rezervlerin bundan 3-4 kat fazla olduğunu tahmin ediyor.
URANYUMUN 200 KATI ETKİLİ
20 yıl içerisinde dünyanın enerji haritasının toryum ile değişeceğini savunan Sultansoy, şunları kaydetti: "1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyum gerekiyor. Aslında 1 ton toryumdan da bu enerji elde edilebilir.
YÜZDE 50'Sİ YERLİ OLABİLİR
Toryum yakıtlı reaktörlerin 2020'li yıllarda ticarileşmesi öngörülüyor. 2030'larda ise elektrik enerjimizin yüzde 50'sini yerli kaynağımız toryumdan üretebiliriz.
REZERVİN YÜZDE 11'İ TÜRKİYE'DE
Dünyada toryum rezervi açısından üç ülkenin başı çektiğini ifade eden Sultansoy, şöyle devam etti: "Bilinen toryum miktarı açısından Hindistan ilk sırada bulunuyor. Onun hemen ardından Türkiye ve Brezilya geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve OECD verilerine göre 880 bin ton ile dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11'i Türkiye'de bulunuyor. Diğer bağımsız kaynaklar rezervlerin bundan 3-4 kat fazla olduğunu tahmin ediyor.
THOR'DAN GELİYOR
Toryum madeni İsveçli bir bilim adamı tarafından icat edilirken, adını da İskandinav mitolojisindeki 'Şimşek Tanrısı' Thor'dan alıyor.
SADECE ISPARTA'YA 100 YIL YETER
TÜRKİYE topraklarındaki toryumun değerinin 120 trilyon dolar olabileceğinin tahmin edildiğini söyleyen Sultansoy "Isparta'da bulunan Çanaklı Madeni'nde kolay işlenebilen torit minerali şeklinde 20 bin ton rezerv var ve sadece bu rezerv 100 yıl boyunca elektrik enerjimizi karşılayabilir."
Toryum madeni İsveçli bir bilim adamı tarafından icat edilirken, adını da İskandinav mitolojisindeki 'Şimşek Tanrısı' Thor'dan alıyor.
SADECE ISPARTA'YA 100 YIL YETER
TÜRKİYE topraklarındaki toryumun değerinin 120 trilyon dolar olabileceğinin tahmin edildiğini söyleyen Sultansoy "Isparta'da bulunan Çanaklı Madeni'nde kolay işlenebilen torit minerali şeklinde 20 bin ton rezerv var ve sadece bu rezerv 100 yıl boyunca elektrik enerjimizi karşılayabilir."
Toryum
1828 yılında Jöns Jacob Berzelius tarafından keşfedilen ve periyodik tabloda aktinit serisinin ikinci üyesi olan toryum, yer kabuğunun %0,0007'lik kısmını oluşturmaktadır. Toryum, uranyum gibi doğada serbest halde bulunmayıp 60 civarında mineralin yapısı içinde yer almaktadır. Bunlardan sadece monazit ( (Ce, La, Nd, Th, Y)PO4) ve torit ( (Th, U) SiO4) toryum üretiminde kullanılmaktadır. Bu mineraller de genellikle nadir toprak elementleri (NTE) ile birlikte bulunmaktadır.
BMW 8 Serisi küllerinden Yeniden Doğuyor
BMW 8 Serisi küllerinden Yeniden Doğuyor
BMW, bir süredir gelenek haline getirdiği, Concorso d’Eleganza Villa d’Este’deki lansmanlarına bu sene Concept 8 Serisi ile devam ediyor. Alman markanın model serisindeki en büyük rakam olan “8”, 1999’da üretimi durdurulan 8 Serisi’nden beri seri üretimde yoktu. Elbette yüksek performanslı hibrid model i8’i saymazsak!
i8’i niş bir model gibi düşündüğümüzde; BMW’nin yeniden büyük boy coupe pazarında daha etkin olmak istediğini bu konseptte görebiliyoruz. Mercedes S Coupe veya Bentley Continental GT gibi 2+2 coupeler haricinde Aston Martin’in GT’lerinin de yeni BMW 8 Serisi’nin hedefinde olduğunu daha ilk bakışta anlayabiliyoruz.
Adrian van Hooydonk’un başkanlığında tasarlanan Concept 8 Serisi, lüks ve dinamizmin muhteşem harmanı olarak tanımlanıyor. van Hooydonk’a göre bu otomobil, otomotiv dünyasının büyüleyiciliğini yansıtıyor.
Bu konsept ilk bakışta bir BMW olduğunu, devasa böbrek formlu radyatör ızgaralarıyla, LED farlarıyla ve C sütunundaki Hofmeister Kink ile belli ediyor. 21 inçlik jantları üzerinden yere doğru bükülürcesine akışkan bir tasarıma sahip olan BMW Concept 8’de arkadan öne doğru atılım yapan bir izlenim de yaratılmış. Bu tasarım ayrıca, BMW’nin arkadan itiş geleneğine dair tanıtım faaliyetlerinde de kullanılacak.
Ön tamponlarındaki devasa hava girişleri seri üretim modelde bu denli büyük olmayacakken, BMW’nin bir süredir yollara çıkan modellerine dahil ettiği karbon-fiber detaylar bu 8 Serisi’nde de olacak. Ön çamurluklardaki hava kanallarının da küçülmesini bekliyoruz. Arka tamponlarda da dev hava kanalları bulunuyor. Trapezoid egzoz çıkışları sayesinde tasarımda bütünlük yakalanmış.
BMW Concept 8 Serisi’nin iç mekanında hafif ancak lüks malzemeler, akışkan grafik özellikler gösteren entegre bir tasarımda birlikteler. Karbon-Fiber iskeletli incecik koltuklar deri kaplı. Bu iki malzeme kokpitin pek çok yerinde kullanılıyor. Elde parlatılmış alüminyum, kırmızı dikişler ve kırmızı vites değiştirme kulakçıklarıyla da iç mekan buram buram dinamizm kokuyor.
BMW, bir süredir gelenek haline getirdiği, Concorso d’Eleganza Villa d’Este’deki lansmanlarına bu sene Concept 8 Serisi ile devam ediyor. Alman markanın model serisindeki en büyük rakam olan “8”, 1999’da üretimi durdurulan 8 Serisi’nden beri seri üretimde yoktu. Elbette yüksek performanslı hibrid model i8’i saymazsak!
i8’i niş bir model gibi düşündüğümüzde; BMW’nin yeniden büyük boy coupe pazarında daha etkin olmak istediğini bu konseptte görebiliyoruz. Mercedes S Coupe veya Bentley Continental GT gibi 2+2 coupeler haricinde Aston Martin’in GT’lerinin de yeni BMW 8 Serisi’nin hedefinde olduğunu daha ilk bakışta anlayabiliyoruz.
Adrian van Hooydonk’un başkanlığında tasarlanan Concept 8 Serisi, lüks ve dinamizmin muhteşem harmanı olarak tanımlanıyor. van Hooydonk’a göre bu otomobil, otomotiv dünyasının büyüleyiciliğini yansıtıyor.
Bu konsept ilk bakışta bir BMW olduğunu, devasa böbrek formlu radyatör ızgaralarıyla, LED farlarıyla ve C sütunundaki Hofmeister Kink ile belli ediyor. 21 inçlik jantları üzerinden yere doğru bükülürcesine akışkan bir tasarıma sahip olan BMW Concept 8’de arkadan öne doğru atılım yapan bir izlenim de yaratılmış. Bu tasarım ayrıca, BMW’nin arkadan itiş geleneğine dair tanıtım faaliyetlerinde de kullanılacak.
Ön tamponlarındaki devasa hava girişleri seri üretim modelde bu denli büyük olmayacakken, BMW’nin bir süredir yollara çıkan modellerine dahil ettiği karbon-fiber detaylar bu 8 Serisi’nde de olacak. Ön çamurluklardaki hava kanallarının da küçülmesini bekliyoruz. Arka tamponlarda da dev hava kanalları bulunuyor. Trapezoid egzoz çıkışları sayesinde tasarımda bütünlük yakalanmış.
BMW Concept 8 Serisi’nin iç mekanında hafif ancak lüks malzemeler, akışkan grafik özellikler gösteren entegre bir tasarımda birlikteler. Karbon-Fiber iskeletli incecik koltuklar deri kaplı. Bu iki malzeme kokpitin pek çok yerinde kullanılıyor. Elde parlatılmış alüminyum, kırmızı dikişler ve kırmızı vites değiştirme kulakçıklarıyla da iç mekan buram buram dinamizm kokuyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)










